20 Haziran 2010 Pazar

Yağmurun bencesi

Küçükken yağmuru hiç sevmezdim.Paçalarım her zaman çamur olurdu,ayakkabılarım berbat hale gelirdi.Okula giderken beyaz çorabıma illaki bir kaç damla gelirdi,mahvederdi.
Saçlarımı ıslatmasından nefret ederdim hem sonra hasta da olurdum.
Yağmurun hüzünlü bir havası vardı hem,göğün ağlamasıydı bir nevi,dışarı çıkıp oynayamazdım,
gürlemesi çok fena korkuturdu.
Birkeresinde annem yağmur başladığında eve çağırmıştı ama ben kaçıp eve gelmemiştim,ıslanmıştım,hemde çok feci,sonunda iki şaplakla evde bulmuştum kendimi.

Büyüdükçe yağmuru sevdim.Bu aralar nedense hep kendimi "Allahım nolur yağmur yağsın"diye dua ederken buluyorum.

Yine paçalarımı ıslatmasından bu sefer örtümü düşürmesinden ve sinüzitim olduğundan başımı ağrıtmasından nefret ediyorum.

Fakat yağmurun hüznünü seviyorum.İnsan büyüdükçe hüzne alışıyor,yalnızlaşıyor, sanırım bundan yağmurun yalnızlaştırdığı sokakları seviyorum,ıslak yerleri,köşelere sinmiş kedileri,kaçışan insanları,dökülmüş yaprakları...

Kara kara bulutları seviyorum,toprak kokusuna bayılıyorum,şemsiyemi alıp yavaş yavaş yürümeyi,damlaların yanımdan hızlıca geçişlerini seviyorum.
Bazı yağmurların siniri alınmış oluyor,sakin sakin yağıyor şehre,öylesinde şemsiyemi bi kenara fırlatıyorum,avuçlarımı açıp yüzümü ıslatmayı seviyorum bu sefer.

Yağmur yalnızlığımı sevdiriyor bir yerde.Usul usul yağarken tüm kötü düşünceleri süpürüveriyor,kendimi kendimle bulmanın korkunçluğundan uzaklaştırıyor.

Bu gün yağmur yağdı,umarım yarın da yağar...

1 yorum:

  1. yağmur benim için de harika bir dostmuş gibi geliyor..

    YanıtlaSil

Birşeyler söyleyesim geldi