26 Ekim 2010 Salı

Ben Geldim Burdayım,Karşınızda İsmet ÖzeL!


İSMET ÖZEL - WALDO SEN NEDEN BURDA DEĞİLSİN

"İnsan için önüne çıkan bütün yollar “yürünebilir “ yollar ise, o insan kaybolmuştur artık"

İsmet Özel’in şule yayınlarından 2007 de çıkan,benim henüz tanışmış olduğum,çok farklı bir havası olan “waldo sen neden burada değilsin” kitabını –kısaca ben ona waldo diyorum- elime aldığımda “ismet özel” olmasından dolayı beni heyecanlandırması yanı sıra ürkütmüştü.Ürkütmesinin asli sebebi benim politika,siyaset veyahut dönem kitaplarımdan hoşlanmamamdı.Fakat gerçek o ki İsmet özel’in hayat haritasi diyebileceğim waldo bana dönemleri de siyaseti de politikayı da başarıyla okuttu hemde hiç sıkmadan, bunaltmadan.. Ve kitabı, bu tarzda bir kitabı bu kadar severek okumamı ismet özel’e borçlu olduğumu bilerek kapattım.
“Dünyaya gelmek,bir saldırıya uğramaktır” diyerek başlayan daha sonraki evrelerde bir bir saldırıya uğramanın boyutunu,korunma yöntemlerini de anlatan bir kitap aslında. İsmet özel,herkes kendi masalını yıkmalıdır” derken – ki bu söz beni gerçekten etkiledi- bu saldırıyı nasıl geri püskürtürüz? Sorusuna kısa ve net bir cevap vermiş.Adım adım hayatını ele almış,çocukluğu,ilk gençliği,olgunluğu ve tabiî ki şiirleri…
Çocukluğunda ki “kadirşinas itaatsizliği ve tevarüs edilmemiş asaleti”nin ona devrimci bir ruha ve hayallerinin ne işe yarayacağını öğrettiğine inandığı şiiri verdiğini söylemek yanlış olmaz.Aslında kitabın üç saç ayağı var:Şair,komünist,Müslüman.
Kendi döneminden yani 60’lardan cesurca bahsetmiş ismet özel.60’larda yeni yeni öğrenilmeye başlayan varoluşçuluk, marksizim,sürrealizim gibi akımlardan sonra gençlerin sosyalizan düşüncelere sahip olması şaşırtıcı değildi.Bununla beraber gelen,komünist düşünceler ve aktiviteler,partizanlık ve bunlara paralel yürüttüğü arkadaşı Ataol ‘la da paylaştığı ( Ataol Behramoğlu,zikretmeden geçemezdim) şiirleri. Tabi ki genç yaşına rağmen yazdığı zehir zemberek şiirleri …ismet özel’i nazarımda vazgeçilmez kılanları.. Şiirlerin de dogal olarak beliren politik-sosyal etiketleme eğreti olmamış bence,şiirle politikanın mekanik duruşunun organik bir kıvam alması,o eğretiliği silip atmış.
Ve son olarak,Kitap’ın ismine duyulan merağa geliyorum.
ABD’nin meksikaya karşı yürüttüğü emperyalist savaş sırasında konan nufüs başına vergiye “ ödediği dolar bir adam öldürmek üzere,başka bir adam veya tüfek satın almaya yaramasın” gerekçesiyle vergi ödemeyi reddeden Henry David Thoreau’yu bir gece hapiste yatar.Kendisinden on dört yaş büyük olan ve bir çok özgürlükçü düşünceyi kendisiyle paylaşan Ralp Waldo Emerson,telaşla arkadaşını görmeye gelir ve aralarında şöyle bir konuşma geçer:
- Henry,neden buradasın?
- Waldo,sen neden burada değilsin?

Yani aslında kıssadan hisse diyebileceğim,kitabın bütününü yansıtan bir kısım.
Waldo muyuz, Henry mi? Sorusunun yanıtını bilmiş olmak dileğiyle.
İyi okumalar.