29 Ocak 2011 Cumartesi

Kazuo Ishıguro - Beni Asla Bırakma



Never Let Me Go yani "Beni Asla Bırakma" , son zamanlarda okuduğum enteresan romanlardan bir tanesi.
Konusu itibariyle okumaya başladığım andan itibaren tam filmlik dediğim ertesinde kesin bunun filmi vardır deyip molla google'a danışmamla 2010'da sevdiğim oyuncular tarafından filminin de çekilmiş olduğunu görmüş olduğum kitap.

Kaithy, Ruth ve Tommy yetiştirme yurdunda olan üç sıkı dosttur. Hailmshaim onlar için yetiştirme yurdundan daha fazlasıdır. Onların hakkındaki gerçekleri bir bir öğrenirken şaşırıyorsunuz, heycanlanıyorsunuz ve hüzne boğuluyorsunuz.
Kitap hakkında çok detay vermek istemiyorum. Ben yorum okumadan okudum. O yüzden daha güzel bir tat bıraktı. Genel olarak kitabın yorumlarında hep detaylara girilmiş. Ben bunu yapmak istemiyorum.
Gerçekten bir film izliyormuş hissi uyandırıyor tam olarak.
Bilimkurgu, dram, dostluk, sevgi, karmaşa... hepsi bir arada.

Gerçi kitabın çevirisini çok beğendiğimi söyleyemem. YKY başarılıdır fakat nedense çok bayağı buldum çeviriyi ya da belki de kitabın en iyi çevirisi bu şekildedir onu da tam kestiremiyorum :)

Filmini izlemedim, izleyenleriniz varsa yorumlarını alabilirim. Burada gösterime Mart 2011' de girecek diye bir yazı okudum fakat doğruluğundan emin değilim.

Kitaptan sinemaya uyarlamak zor iştir, öyle yerleri almalısınız ki konu da bütünlük olmalı. Tabii ki hiçbir film kitap ayrıntısını veremez ya da o tadı. Orası apayrı bir konu.
Fakat dediğim gibi o bütünlüğü sağlamak önemlidir, bu yüzden filmini de merak ediyorum.
Kitap Times'in "ölmeden önce okunması gereken 100 kitap" listesine de girmiş.

Ben beğendim, bu da mel'den hafta sonu tavsiyesi ;)

İyi okumalar!

26 Ocak 2011 Çarşamba

Bir Elif Şafak "denemesi" - Firarperest


Elif Şafak kuşkusuz son dönem yazarları arasında en meşhur olanı. Meşhurluğunun çok satan kitaplarıyla da ilintilendirmiyorum direk. Görsel olarak ta diğer yazarlara nazaran göz önünde bir yazar.
Elif Şafak'ın romanlarını severim. Kurguları güzeldir, dili güzeldir.
Zaten oldukça tutulan sevilen bir yazar olup çıktı.
Fakat denemelerin benim için özel olan yerini dile getirmişliğim çok. Ayrı bir lezzet ayrı bir haz duyuyorum deneme okurken.
Genelde denemeler bahar havası estirir bende. Kasveti ve bulanıklığı durultur, hengameyi kaldırır, günlük yaşama bir "stop" düğmesidir adeta.
Fakat Firarperest tamamen melankolik ve karamsar bir yapıya sahip. Sosyal kaygılar içeren, öğütler veren, içten içe örgütlenmeyi öngören, çok çeşitli renklere sahip bir deneme olmuş. Kitabın kapağı siyah. Tam da içeriğe uygun bir kapak tercihi. Kitapta ki çizimler de ayrı bir hava katmış. Tabi ki Menteş'in romana verdiği çizgi molasını hatırlatmadan geçemem bu noktada :)
Fakat dil konusu olmamış. Çok basit bir dili var. Sevemedim, beni okurken çok sarmadı.
Yalınlıktan ziyade basit bir dile sahip bir deneme olmuş. Denemelerin yalınlığı güzeldir fakat üslubu sağlamdır.
Açıkcası romanlarına nazaran başarısız bir deneme kaleme almış diyebilirim Elif Şafak için. En azından nazarım da öyle.
Deneme sevenler, okuyabilir. En azından popüleritenin gerisinde kalmazsınız :)

20 Ocak 2011 Perşembe

Yeni kitap: Muz Sesleri


Uzun zamandır yazmaya niyetlendiğim fakat ertelediğim, adı gibi kendisi de farklı olan değişik bir yolculuğa çıkaran bir kitaptan daha bahsedeceğim.
Ece Temelkuran Beyrut-Oxfort-Türkiye şeytan üçgenini oluşturmuş kitapta.
Savaşı, insanı, aşkı, kadın erkek diyaloglarını, merhameti, sevgiyi, kaybedişleri, yok oluşları, ümitleri, sevinçleri, duaları, sevişmeleri bu şeytan üçgeninin üç-geninde işlemiş.
Belki Beyrutta olanlara daha şairhane yaklaşmış diyebiliriz, belki daha çok hayal gücüyle süslü, gerçekten uzak.
Fakat yine de cümleler sağlam olmuş, beni etkileyen sözler çok oldu ki bunlar daha çok Dr. Hamza'nın tatlı kıbbesi Filipina'sı için yazdığı mektuplarda barınıyorlardı.
Savaşla ilişkilerin harmanlandığı bir kitap olduğu için değişik bir havası var kitabın.
Oxfort'lu Deniz'se hayalim de tam olarak yazarı canlandırdı. Her okuyan da bu hissi verdiğini düşünüyorum nedense.

"Muz sesleri duymayı dilemek, birine söz verebilmek, savaşın bitmesini ummak"

Kitap özetle buydu benim için, keyif alarak okudum.

İyi okumalar