14 Ocak 2012 Cumartesi

Bejan Matur- Dağın Ardına Bakmak


Yağmurlu bir cumartesi...
Herkese merhabalar!
Size güzel bir kitapla geldim. İşte buyrun;

Dağın ardına bakmak, Bejan Matur'un Timaş yayınevinden 2011'de çıkarttığı bir kitap.
Bir çoklarının bu kitabı eline almayı dahi hakaret, kabulleniş olarak gördüğünü düşündüğüm bu kitabı almakta tereddüt etmedim. Çünkü yazar daha başlarken bu yenilgiyi kabul ediyordu.

"Fiziki zorluklarından çok duygusal zorlukları olan bu yazı dizisine karar verdiğimde çevremdeki pek çok kişi karşı çıktı"

Yazılmasına bile karşı çıkılan bir yazı dizisi aslında Dağın Ardına Bakmak. Çünkü öyle bir hassas nokta ki seçtiğiniz kelimelerden, edindiğiniz tavra kadar her şey elinizde birer bomba. Her an patlayabilir. Çıkış noktasının "empati, birbirini anlama, ötekine kulak verme" olmasıyla yazdıklarınız birer bombaya dönüşebilme ironisi var bu kitapta.

Bu kitabı aldığınızda siyaseti, politikayı, öfkeleri, gözyaşlarını, derin devleti,dış güçleri ve diğerlerini bir kenara bırakmalısınız. Şayet ozaman amacına hizmet etmiş olabilir bu kitap. Bir zamanlar dağa çıkmış, şimdiler de düze inmiş, cezasını çekmiş, Avrupa'da ya da memleketlerinde yaşamaya çalışan gerillalarla edilmiş bu sohbetler, aslında kafalarımızdaki sorulara da cevap buluyor bir yerde. Ve belki de içimizdeki bu gizli ırkçılığı eritmek adına atılan küçücük bir adım olabilir bu kitap.
Öncelikle "Neden dağa çıkar bir insan" sorusu var. Yaşanılan acılara sizi de tanık ediyor burada Bejan Matur. "Beyinleri yıkanıyor küçücük çocukların, o yüzden çıkıyorlar, kandırıyorlar" değilmiş bunun cevabı. Bir çoğu 16-17 bir çoğu 25'li yaşlarda çıkmış. Ama isteyerek çıkmış. Gönül vererek. Şimdinin orta yaşlısı olan o çocuklar dağa çıktıklarından pişman da değiller. Demek ki bir kandırılma yokmuş. Onları dağa götüren hakkaniyetli sebepleri varmış kendilerince. Yaşadıkları acılara bir çare olsun diye dağa çıkmışlar o dönem için. Ve gerçekten büyük zulumler de olmuş, iç burkan.
Tüm bunlar PKK oluşumunu gözümüzde sevimlileştirmek, adamlar haklıymış iyi ki çıkmışlar" demek için yapmamış bu söyleşileri Bejan Matur. Sadece diyor ki;

"Yaşananlar ne ise bu geçen yıllar boyunca, Kürt-Türk her kim incindiyse ancak birbirimizi anlamakla iyileştirebiliriz yaralarımızı"

Kitabın üzerine kurulu olduğu bu düşünce, aslında mesajı tam olarak iletiyor bize. Kim haklı kim haksız tartışması, kavgası değil. Kayıplarımıza saygısızlık, Milliyetçiliğimize darbe de değil. Artık bir şeylerin değişme vaktinin geldiğinin, bununda ancak "anlayarak,anlaşarak" olabileceğinin vurgunu Dağın Ardına Bakmak.

Dağın Ardına Bakarken dağı tümden görme çabasına girmeyin amalarla süslemeyin kendinizi. Tamamen "insani" boyutta okumaya çalışın. İşin içine AKP'sini, BDP'sini, Ergenokoncu'sunu,vs. katarsanız yine kitabı elinize almadan önceki yerinize dönersiniz ve içinizde ki o gizli ırkçılıktan, ölmeyen faşistten kurtulamazsınız...

Herkese keyifli okumalar

NOT: Bu kitabı övmüşşsün, pkk'yı mı destekliyorsun, vs türündeki düşünceleriniz oluşursa yazıyı tekrar okuyun, hala gitmemişse tekrar okuyun, yok hala varsa, lütfen fikirlerinizi kendinize saklayın.


2 yorum:

  1. okunacaklar listemin en başına alıyorum

    YanıtlaSil
  2. çiğdem: şimdiden keyifli okumalar, bittikten sonra seninde yorumlarını beklerım :)

    YanıtlaSil

Birşeyler söyleyesim geldi