3 Haziran 2014 Salı

"Canım sıkılıyor Anne" /Only Yesterday


Ben küçükken "canım sıkılıyor anne" diye ağlardım. Çünkü gerçekten canım sıkılırdı ve kendimi oyalayamaz, yapacak bir şey bulamaz, ağlardım, ağlanırdım.

"Canım sıkılııyoorrr canımmm" diye şarkılar bestelerdim. Acaba ne gibi ruhsal problemlerim vardı daha küçücük bebeyken. meraklar içerisindeyim. Yazık bana.


Bu aralar gök gürültülü yağmurlar yağıyor, çok seviyorum. İlk defa yaz gelmese "nerde bu yaz" demeyeceğim sanki.- ben yazcıyımdır da-  Bu havalar şu sıralar tam benlik. Afet olmaksızın yağmur yağsın, gök gürüldesin. Arada çıkıp ıslanalım yağmurda..

Yağmurda ıslanmak dedim de, küçükken bir yağmurda annemin ısrarla eve çağırmasına rağmen eve gitmeyip, annemden kaçıp yağmurda sırıl sıklam ıslanmıştım. Sonunda da bir güzel  çat çat yemiştim şaplakları popoma. Ama o günü unutmam, çünkü ilk defa yağmurda  o kadar çok ıslanmıştım.

Bir de yalnız kalmaktan korkardım. Tek başıma kalınca beni birilerinin kaçıracağını filan mı düşünüyordum?
Bir gün annem pazara giderken bir cesaret sen git ben tek başıma evde kalıcam demiştim. Annemin tüm ısrarlarına rağmen.. Kalmıştım evde. Annem dönene kadar da ağlamıştım. Tek başıma nasıl kalırım diye.
Küçükken problemlerim var mıydı cidden :)

Belki de yoktu. İnsan küçükken salak oluyor, ergenken mongol. İlerleyince yaşın utanıyorsun çoğu zaman eski hallerinden ama naparsın. Olmuşa çare yok.

"Only yesterday" beni bu gün bolca çocukluğuma götürdü, tiyatro maceralarıma, kız muhabbetlerine, ablalarımla olan ilişkilerime... Bu filmi izleyipte kendi çocukluğuna dönmeyen, içi ısınmayan yoktur herhalde.
Geçen gün tüm studio ghibli filmlerini izlemeye karar verdim, iyi halt ettim.
Ama Ghibli'nin elinden ne çıksa beğeniyorum, o çizgiler beni mest ediyor, çizgifilmde yaşama isteğim çocukluğumdan beri değişmeyen bir his. İçimde bir yerlerde saklıymış demekki, ne zaman o filmleri izlesem ortaya çıkıyor.
Ben çok sevdim, herkes sevmeyebilir, biraz yavaş çünkü.
86'dan bahsediyor, o zamanlardan bu zamanlara hiç bir şey değişmemiş. Organik tarım, göçler, çiftçi problemleri. İsao takahata'nın da elinden çıkan her şeye aşık olma yolunda ilerliyorum. Dünyanın en acıklı animesini yaparak beni iki gün üç gene salya sümük ağlatan adam.
Animeler güzeldir. İzleseniz olabilir.


9 yorum:

  1. :)
    Çocukken yaptıkların yanına kar kalıyor. Sonra ne yapsan, ya kendin, ya da çevrendekiler beğenmiyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl da haklısın! Keşke daha çok saçmalasaymışız dimi :)

      Sil
  2. Siz küçüklüğünüz de de şimdi olduğu olduğu gibi çok tatlıymışsınız mel hanım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım yasom, o senin tatlılıgın biliyosun dimi.

      Sil
  3. nasıl olursa olsun çocukluk anıları başka
    evettt, ben de pek sevmiştim tıpkı diğerleri gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) senınle anıme ızlıyo olusumuza bayılıyorum, ozledım senı ozele gel :D:D

      Sil
  4. ben hiç anime izlemedim.
    çocukken de çizgi fil pek sevmezdim.

    tam sorunlu çocukluğunla alakalı bir şey yazacaktım ama galibe sorunlu çocukluk benimki.
    hiç çozuk olmamışım gibi sanki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaaa!!. İzlemelisin ozaman. Her animeyi bende sevmem ama ghibli'ninkiler bir harika. Green gable anne le başla bi :) çok seversin bence.

      Sil
  5. çocuk. çozuk değil. :)

    YanıtlaSil

Birşeyler söyleyesim geldi