29 Kasım 2014 Cumartesi

Under the Tuscan Sun / Kızgın Güneş / 2003





 Under the Tuscan Sun'ı kim Kızgın güneş diye çevirmiş bir fikrim yok :)

 Frances, San francisco'lu evli bir yazardır ve filmimiz  bir  toplantıda kocasının onu aldattığını öğrenerek başlar. Yani bir yıkımla başlıyor :/

Ardından eşcinsel arkadaşının hediyesi olarak İtalya'ya  gezmeye gidiyor, eşcinsel turla. Tur esnasında oradaki bir eve aşık olup direk evi satın alıyor.

Bir anda Toskana'nın o kızgın güneşinde buluyor yani kendini.

Tabi diplomatik hiç bir zorluk yaşamadan,bir belge toplamadan, bir süreç geçirmeden, pat diye ev alıp orada yaşamaya başlaması komikti ama hani herkesin "alıp başını gidip farklı diyarlarda yaşamak" isteğini gerçekleştirdiği için insan affediyor bu ufak tefek detayları :)



Sonuç olarak, dilini bile bilmediği bir diyarda, yüzyıllık eski bir evde, tek başına yeni bir hayata başlamış oluyor. Boşanmış insanların senede 3, evlilerinse senede 5 kez istedikleri bir durum yani :)

Filmin devamında Francesca'nın yöreye ve yeni hayatına alışmasını, kendini ve evini tamir edişini izliyoruz. Küçük detaylarını sevdim filmin, her gün meryem anaya çiçek getiren amcanın yolunu gözlemesi gibi.

Manzaralar harikaydı, Toskana'da inanılmaz bir doğa ve tabi bu doğayla birleşen eşsiz bir tarihi doku var. Filmi izlerken görsel açıdan da doyuyorsunuz.

Öte yandan ihanetin acısı  var, bir anda yıkılan bir hayatı toparlamak kolay değil elbette. Bir sahnesinde Francesca'nın bir repliği vardı, çok sevdim. Yanlış , ama boşanmayla alakalı benimde hislerim böyle olurdu muhtemelen.


 " Boşanmada en şaşırtıcı olay nedir biliyor musun? Kafana isabet eden bir kurşun yada araba kazası gibi seni öldürmüyor. Öldürmeli. Ölüm sizi ayırana kadar beraberlik sözü verdiğiniz biri "Seni hiç sevmedim" diyorsa bu anında öldürmeli. Bundan sonraki gün uyanmamalısın."



 Kendini tamir etme sürecine dahil olan yakışıklı italyanımız Marcello var birde. Marcello'nun yaşattığı hayal kırıklığından sonra Francesca'nın isyan ettiği bir sahne vardı.

"Daha ne yapayım, tüm hayatımı değiştirdim"

Bir şeylerin değişmesi, zamana veya mekana bağlı değil aslında. Bu tamamen insanın kendisiyle alakalı. Zamanda mekanda yardımcılar tabi ama aslında siz değişmiyorsanız, hayatınızda yaptığınız tüm değişiklikler zaman geliyor hiç oluyor ve insan o zaman tam olarak yukardaki repliği kullanıyor.




Özetle ben filmi çok sevdim, Güçlü ve güçlü kalmaya çalışan kadınları zaten severim :)

Böyle sıcacık bir film arıyanlara göre güzel fikir.

Ayrıca Diana Lane'de çok tatlıydı. İmdb'si düşük ama siz takılmayın.


İyi Seyirler..




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Birşeyler söyleyesim geldi