22 Ekim 2014 Çarşamba

Sallama Cay


 Cayi cok severim. Cayla alakasiz atalarim olsa da icimde bir cay canavari var. Yemekten sonra caysarim, cayim guzel olur kizlarcim -yaseminim,havvam-  bana gelince cok cay iciyomus oyle diyorlar:p
Romada ilk sabah kaldigimiz aparta yakin marketten sallama cay almistik, normalde sallama caylar benim en uyuz oldugum seylerdir. Cig kokusu beni gebertir. Ama o sallama cay bana ters kose yapmisti vee bir cok demleme caya gore cok guzeldi.
Bizde nden boyle guzel sallama caylar yok diye  yakinmistim. Hala yakiniyorum:/ neden guzel sallamalarimiz yok?

Bu bir yolculuk yazisi, cay icmek istedigim ama karisik meyve suyu aldigim..  Tum universite hayatimin baskarakterini evlendirmek uzere yola koyuldugum..
Okadar cok sey paylastik ve okadar cok ani biriktirdikki.. Zaman mesafeler bazi seyleri degistirse de yasanmisliklari degistiremez. Yazima denk gelir mi bilmem..  Diliyorum ki coktan hakettigi mutlulugunu fazlasiyla yasar. Turk adet gelenek gorenekleriyle sabote edilen tum nikah dugun zimbirtilarina, zorlu evlilik hayatina inat bir portre cizer ve sorunsuz bir mutlulugu olur. Cunku su hayatta mutlu olmak en buyuk nimet. Hep guzel nimetler bulur, hanesi bereket ve huzurla dolar. Sabaha kadar dua edebilme kapasiteli mel, istanbul yolunda, vib otobusunde 7 numarali koltuktan bildirdi.
ciao.

3 Ekim 2014 Cuma

Hasee Toh Phasee, Miss Granny, Chef / 2014


Bir Hint, bir Kore bir de Hollywood sinemasıyla geldim bu sefer.



Önce Hasee Toh Phasee'yle başlayayım.
Hint sinemasının olmazsa olması dans sahnesiyle başlıyor filmimiz ve yine bir olmazsa olmaz, upuzun dakikalar.
Nikhil ve Meeta, farklı ailelerin aykırı çocuklarıdır. Bir düğünde karşılaşıp iki aykırı tip olarak kendi dillerince bir muhabbete girerler fakat Meeta'nın kaçışıyla o muhabbet orda son bulur,  Nikhil düğünde  Meeta'nın güzel  ablasına aşık olur.. Aradan yıllar geçer, evlenme arefesinde Meeta çıkagelir.
Sonrası olaylar olaylar..
Bir de spoiler :)
Bir düğün arifesinde geçtiği için, bir sürü Hint adeteni de görmüş oluyoruz. Nerdeyse 40 gün 40 gece düğün yapıyorlar ve kız tarafı erkek tarafına başlık parası veriyor :S Başrol Nikhil'i pek beğendim, eli yüzü düzgün çocuk, normalde Hintlileri çirkin buluyorum filmlerini de izlemek zevkli gelmiyor açıkçası :) Ama kızı hiç beğenmedim. Belki senaryo gereği o tarz bir kız olması lazımdı ama yok yani kız olmamış, bir de böyle filmin başında kız anormal aykırı bir tip ya güya öyle davranıyo, bir ağız hareketi var, cidden patlatmak istedim :) Artı şişko. Amir khan'nın 3 idiot'daki tiplemesinin kız versiyonu gibiydi kız. Biraz daha anormali.
Sonuç olarak ortalama bir film. İmdb'si 7,3. Bence fazla. ben en fazla 6 veririm. Sonlara doğru beni baydı baya. Bir de yedi sene ablasıyla görüşüp zart diye kardeşine kaçması damadın ne bileyim, o da tuhaftı. Hint sineması sevenlerin sevebileceği ama  benim gibi  çok bayılmayanlarında idare eder bulacağı bir filmdi.


Miss Granny, eğlenerek izlediğim yer yer duygusallaştığım sonundaki süprize  "ayyy" diye iç geçirdiğim bir film oldu.

Film büyükannenin bir sihir sonucu 20li yaşlarına dönmesini konu alıyor. Kadroda hep sevdiğim isimler var, başroldeki kızı tanımasam da :) Onu da sevdim. Hiç kimse olmasa Lee Jin Wook var ablası :) Gerçi öyle çok aman aman rolü yok ama olsun. İzlenir.

Film eğlenceliydi, ayrıca biraz hüzünlüydüde.. Hani bir anne çocuğunu yetiştirirken ne zahmetlere katlanıyor, gün geliyor çocuklar istemiyor ya, o muhabbet var. Ama dokunaklı...
İzleyin, pişman olmazsınız!


Chef!!
Chef'e başlarken sıkılacağımı bile düşünmüştüm ama ters köşe yaptı. Bende "Little Miss Sunshine" tadı bıraktı. Ayrıca kadroda acayip zengin, belli ki filmin yönetmeni,senaristi ve başrol oyuncusu Jon Favreau Hollywood'da hatrı sayılır bir yere sahip.

Chef yani Şefimiz, Ünlü bir gurmeyle takışması sonucu sosyal medyada patlar gider. Ardından çalıştığı restauranttan kovulur. Kendisine yeni bir iş kurma sürecine girer. Bu olayların yanı sıra aile ilişkileri de işleniyor. Boşandığı karısı, Oğluyla olan garip ilişkisi mesela :) Bu yabancılar hep mi böyle diye insan bir soruyor cidden.
Ayrıca sosyal medyanın etkisini görüyoruz. Gerçekten çok güçlü bir etkiye sahip artık. İnsanı vezir de rezilde edebiliyor. Rahmetli Zeki Müren' nin "reklamın iyisi kötüsü olmaz" ı tam Şefimizi anlatıyor.
Ben baya eğlenerek izledim. İmdb'si 7,3. Bence yerinde.


Bayramda sinema keyfi yapsam, ne izlesem diye düşünenlere gelsin o halde.

Ciao..