29 Haziran 2015 Pazartesi

Yürü ayol


Bu gün instagramda dolanırken gaylerin taksimde yürüyüşü olduğunu gördüm  hatta olaylarda çıkmış sanırım tam bilgim yok. Paylaşımı yapan abla "sadece sevgi kazansın" diyerekten gayler için yürüyüşe çağırıyordu ahaliyi. Çünkü kendisi çok çağdaş, özgürlükçü, insan sevgisiyle dolup taşan bir ablamızdı. Hatta ablanız size kurban olsun.

Ben homofobik değilim. Bu konu hakkında çokta bilgim yok açıkçası. O kadar fazla terim var ki oturup çalışması lazım insanın heterö hötörö seksiel meterö gibilerinden. Aklımın hayalimin almadığı değişik ilişki türleri mevcut.

 Ne diyordum? Ben homofobik değilim çünkü bu Allahın kuluna bir imtihanı. Hem de çok zor yerden gelen. Allah korusun, yarın bir gün çocuğum olsa ve işte anne ben kendi cinsimi seviyorum dese ne derim ne yaparım bilemem. Bunlar uzaydaki insanın başına gelen şeyler değil. Bizlerinde etrafında hatta çocuğunda bile olabilecek bir durum. O yüzden homofobik olamam.

Ben insanfobiğim. Bu yürüyüşleri düzenleyen, instagramdan twitterdan organize olup tüm eşcinsellere filan özgürlük isteyen insan fobiğim. Bunlar bence o insanlardan bin kat beter tipler. Neden derseniz? Bu insanların kusura bakmayın ama kıçlarında bile değil bir eşcinselin ne yaşadığı. Hele de Türkiye'de biri gay yürüyüşü propagandası yapıyorsa bilin ki tek derdi popülerlik. Bir eşcinselin ruhsal ve sosyal problemlerini bilmez sadece özgürlükte özgürlük diyerek onlara karşı gelen dindar muhafazakar kesimle tartışmaktır derdi. Çoğunun derdi takım tutar gibi tuttuğu siyasi partisinin  ne kadar özgürlükçü filan olduğunu anlatmak. Bir şekilde kendisi yani derdi ama kesinlikle eşcinseller filan değil. Dindar tayfanında bir kesimi var ki, sapıklar siz ölün geberin diye direk asıp biçiyorlar. Kimse hesap etmiyor ama kendi çocuğunda olsa, kardeşinde olsa aynı duyguyu yaşayabilir miydi? Birbirlerini yerkende bu özgürlükçü ve dindar tayfa tabi dinden yürüyor iş. "Ama islam dini hoşgörü dinbibkbikbik" diye ötmeye başlıyor bi taraf :) Bir kere kuran açmamış ama ne fetvalar veriyor abla bir görseniz ağlarsınız. Fakat en basitinden bir Lut kavmini bile bilmiyor. Böyle ortamlar böyle sağlıksız kafalar özgürlük istiyor, asıp biçiyor.

Bu insanların hayattan dışlanması,kendilerini yalnız hissetmeleri çok kötü. Düşünsenize siz de öyle olabilirdiniz. Kimseye söyleyemeyip bir cehennemi yaşayabilirdiniz  yada söyleyip çok kötü bir hayat yaşamak zorunda da kalabilirdiniz. Doğru olan şeyin bu insanların dışlanması değil, bu olaylar hakkında ailelerin bilinçlenip çocuğu gözlemlemesi ve o yaşlarda gerekli hormonal ve ruhsal tedavinin uygulanması olduğunu düşünüyorum. Sonuçta çok bilgim olmasa da hormonal ve ruhsal bir bozukluk bu ve  insanın doğasına ters. Yani Allah teala bunu lanetlememiş olsa bile mantıken baktığınızda da olmuyor bu iş. Anne-anne yada baba-baba çiftler nasıl sağlıklı bireyler yetiştirebilirler? Nasıl o toplum sapkınlık içinde olmaz? Şimdi bile türlü türlü sapıklıklar var. Doğru dürüst bir ortamda olmayan o çocukların hali nolur?

Yada kendi cinsiyetini değiştirmiş bir sürü insan. Ne üreyebilirler ne sağlıklı bir ilişki kurabilirler. Yani arkadaş ters işte. Sen neye özgürlük istediğini tam olarak idrak edebildin mi acep?

Bilemiyorum belki benim bakış açımda yanlıştır, dini açıdan, pskolojik açıdan vs. Fakat oturup düşününce öyle geliyor, sizler bu konu da bilgiliyseniz beni aydınlatabilirsiniz.

Ramazan ramazan çok lazım konulardan bahsettim size.

İşiniz gücünüz yoksa kafa patlatın :)

25 Haziran 2015 Perşembe

Haftanın Müziği- Maher Zain



Haftanın müziği köşesi yapayım dedim, ramazan derken, babamın rahatsızlığı derken kaldı.
Kaldığımız yerden devam o halde.

"Maher zain- Ramazan" herhalde bu haftalara uyabilecek en güzel müzik. Seviyorum Maher Zain dinlemeyi. Bilmeyeniniz varsa sayemde öğrenmiş oldunuz :p Diğer şarkıları da dinleyin :)

Ramazan hakikaten çok bereketli bir ay. Bu gün başımdan geçen olayı taze taze anlatayım.
Öğle vakitlerinde instagramda gezinirken birinin güllaç resmine denk geldim. Nasıl da severim. Canım bir istedi bir istedi. Söylendim hatta öğle vakti ne güllaçı deyü. Dedim şimdi kim çıkıp güllaç alsın boşver.

Sonra sevgili komşum, Tülay ablacığımın irmik tatlımı pek sevdiği geldi aklıma. Hadi dedim bari irmik tatlısı yapayım, hem ona veririm hem bize değişiklik olsun. Ben tatlımı yaptım, iftar saati yaklaştı, tülay ablayı arıyorum ki kızını göndersin tatlı göndereyim :) Derken kapı çaldı bir baktım Tülay abla :) Ben onu ararken o benim kapıma geliyormuş meğer. Hemi dee elinde koca bir tabak güllaçla :)

Gönüller böyle birmiş, tatlılar birken iki oldu, evler bereketleniyor elhamdülillah :)

Hem bir türlü açmayan menekşelerimde açmış. Çok keyifliyim o yüzden. Ramazanın bereketi hep bunlar..

Siz Maheri dinlerken yazıyı okumayı da bitirmiş olun diye kısa kesiyorum.

Herkese hayırlı ramazanlar...



 

3 Haziran 2015 Çarşamba

Dört Güzeller / İskender Pala




Selamun Aleykum,
İskender Pala sevenlerin muhtemelen bildiği bu denemenin varlığından bir haberdim. Hoş İskender Pala takipçisi değilim ama hiç duymamıştım ismini de. Ta ki bir gün ablamda göz göze gelesiye kadar. " aa neymiş bu" diyerek elimde evirip çevirince baktım başlıyıvermişim  baktım bitmiş!

Çok güzel bir kitaptı. Ben zaten denemelere bayılırım  bir de böyle inanılmaz bir bilgi birikiminin araştırmanın ve emeğin aktığı bir kitaba aşık olurum!

Dört güzeller, dört elemente güzellemeler babında. Ateş, su,toprak ve hava. Bunlar hakkında yazmak baştan beni tavladı. Nasıl güzel bir fikir. Delicesine kıskandım. Bir de İskender Pala gibi bir deryanın kaleminden çıkınca tadından yenmez olmuş. Bence herkesin okuması gereken bir kitap. İçinde yok yok. Felsefeden folklor e, dinden mitolojiye divan edebiyatından halk edebiyatına çok geniş bir yelpazede ele alınmış bu dört güzeller.


Kısa hikayeler,filmler, mitler, dini kıssalar hepsi o kadar güzeldi ki. Okuyup öğrendiğim çok şaşırdığım hakikaten sonunda bilgilendiğimi hissettiğim bir kitap oldu. Özellikle "Su" hakkında yazılanların çokluğunu görünce ve dinimiz içinde "su" yun önemini ve ne kadar fazla yerde geçtiğini farkedince şaşıracaksınız. Eğer elinizin altında varsa ve okumadıysanız hemen şimdi okumaya başlayın. Bence sizde benim kadar severek ve şaşırarak okuyacaksınız.

Okuyanınız varsa da yorumunuzu alırım :)

Ben sevdim, eller alsın.