10 Temmuz 2015 Cuma

Üzgünüm


Geçenlerde yani haziran sonunda sanırım ODTÜ mezuniyet töreninde dahiyane pankartlar açmış yine.

Allaha küfür , islama, müslümana hakaret eden, araya siyaset iliştirilen mesajlar. Sorsanız bu gençlerin çoğu apolitik , demokratik hümanisttir. Fakat aslında içten içe hepsi chp zihniyetinde ve faşisttir. Ellerine versek bizi diri diri yakarlar çok net. Bakmayın özgürlük demokrasi diye ağlandıklarına, . Filistini gazzeyi suriyeyi gösterdiğinizde kahrolsunlar diyen bir zihniyetten çıkabilecek tek şey sizi yakmak yıkmak olacaktır. Gezi de yaptıkları da ispatımız olsun.

 Bu pankartları açanların hepsi şimdi sosyal ve iş hayatında önemli konumlara sahip birer birey olacaklar. Çünkü Odtü bu ülkenin iyi dediğimiz üç üniversitesinden biri. Odtü- İtü- Boğaziçi sanki Allahsız kitapsız insan yetiştirme okulu gibiler. Her mezun olan mı din düşmanı olur arkadaş?

Üzgünüm. Vakti zamanında bu üniversitelerden birini kazanamadığım, böyle bir çabam olmadığı için. Benim gibi senin gibi müslümanların o üniversitelere giremediği, girenlerinde sağlam çıkamadığı için. Bu gün hala fabrikadan çıkar gibi tek tip kafa yapısıyla  senelerdir öğrenci mezun eden o üniversitenin değişmesi için hiç bir adım atılmadığı için.

Deli gibi eğitimi olan, ingilizce ve başka dillerde şakıyan ama tüm eğitimini İslam karşıtı olmaya adamış binlerce insan var şuan piyasada. İyi diyebileceğimiz yerleri zapt etmiş, plaza dilleriyle aralarında ülke kurup batıran, şarabını yudumlayıp jazzını dinlerken hümanist, yolda başörtülü birini gördü mü şeytana dönüşen, dilde antikapitalist özde paranın anasını ağlatan bu insanların eğitimleri hep ziyan gözümde. Al at çöpe. Zaten yıllardır yaptıkları da kuru kuru siyaset. Bu ülkeye o bağlamda da bir katkıları olmadı hiç gezi gibi yakıp yıkmaların dışında.

Üzgünüm çünkü bu üniversitelerin ürettiği tek tip insana karşı sağlam üniversiteler yetişmediği için. Belki de yetişiyordur bilemiyorum. Fakat genel olarak gördüğüm refah seviyesi artan muhafazakarların kendilerini hem dini hem dünyevi ilimde yetiştirmek yerine daha çok malda mülkte almada harcamada yetiştirmesi. Bakıyorum adamlar fikirleri ve eylemleri faşist ve yanlışken davalarında ısrarcılar. Ülkenin yüzde doksanı kağıtta da olsa müslümanken islama küfredebiliyorlar pankartlarla.
Peki ya bizler? Kaçımız aktivist olabiliyoruz? Fikirlerimizi gerçekten savunabiliyoruz? O şekilde bir bilgi birikimimiz var? Vallahi yok.



Ben öyle yetiştirilmedim kendimde olamadım. Çok radikal ve  aktivist ruhlu olmayı hep istedim ama hayal olarak kaldı. Çoğu zaman kendi içimde de bunun savaşını verir yerime otururum. Çoğumuz inandığımız değerler hakkında düşünmeyiz bile. Alfabesine bakmayız, sonucuna varmayız. Esaslı bir çalışmamız verimiz yok belleklerimizde. La havleye bir yaşam sürüyoruz ve başarısız oluyoruz. Bir kafire göre sesimin gür, bilgimin çok , yüreğimin de kuvvetli olması gerekmez mi?

Bizim buna ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bilinçli, kendini yetiştiren ve sesi gür çıkan, yirmi sekiz şubat dönemindeki gibi inandığı değer uğruna savaşan bir nesile.
Ben öyle olamadım ama nasip ederde rabbim bir evladım olursa öyle olması için çok çabalayacağım.

Buda burda dursun.




6 Temmuz 2015 Pazartesi

Ramazan Davulcusu



 Geçenlerde  bir arkadaşla konuşurken ramazan davulcularının gereksiz olduğunu artık bunun kaldırılması gerektiğini söyledi. Şiddetle karşı çıktım :) Davulcuya sahip çıkalım! :)

Çocukluğumun ramazan anılarında korkunçlu  kısmını davulcular kaplar. Gecenin bir yarısı -tabi o zamanlar kış aylarındaydı ramazan  iftarla sahur arasında saat farkı fazlaydı- güm güm sesinin yarattığı o korkuyu bence hepimiz yaşadık. Köyde babaannemlerin ki bir de çok güzel mani okurdu, lakaplarını da araya sıkıştırırdı.Hayal meyal hatırlasam da benim için ramazanın  bir güzelliği davulcular.

Neden kaldırılsın ki? Sene de bir ay değil mi sanki? Kime zararı var? Kimseye.. Ama çocukların minik belleklerinde ramazanı başkalaştıracak ramazanı kodlayacak bir farklılık bu. Allah nasip eder de bir çocuğum olursa,ramazanda davulcuyu duysun, sahura kalksın, benim yaşadığım o heyecanları korkuları yaşasın isterim.

Ne yazık ki istemeyen de çok olucaktır. Çünkü artık ramazanı sadece kültür olarak yaşamaya başlamış milletimiz. Geçen akşam Hamamönünde iftar yaptık. Oranın ramazan etkinlikleri fazlaca oluyor. İnsanlar işi gırgıra eğlenceye vurmuş. Bir çok lokanta hiç abartmıyorum taverna gibi.Canlı  Türk sanat müzikleri, bir tarafta elemeği sergiler, bir tarafta belediye konseri... Oruç açmaya bir saat var ama insanlar yiyip içiyor. Normal bir zaman gibi yeme içme ama ramazan olduğu için eğlence var. Arkadaş kafanız çok güzelmiş, güle güle kullanın.

Çok sinirlendim ama daha çok üzüldüm. Artık ramazan ruhunu yavaş yavaş kaybediyoruz anladım. Dışarıda insanlar normal günmüş gibi yiyip içiyor.Bir şey söyleseniz alim allah döverler, nasıl bana saygı duymazsın diye. Başka zaman gavurun yoluna ölenler, ramazanda gavurdan beter oluyorlar. Hani gavur çok saygılıydı oruçluya? Sende saygı duysana madem? ama yook onun ülseri var teyzesi :(

 Ne bileyim yav, herkes kendi bacağından asılacak elbette ama ramazan gibi toplum ibadetlerinde biraz daha ruh action bekliyor insan.

Bizim çocuklarında bizim gibi heyecanları olsun istiyorum en azından?
Çok mu arkadaşım he?