11 Mart 2016 Cuma

Özgürlerin toprağı "liberya"


Onlar “özgürlerin toprağı” nı buldular ve “özgürlük aşkı bizi buraya getirdi” diyerek bundan tam 162 yıl önce bağımsızlıklarını ilan ettiler.Liberya… Şimdilerde insanların ne kadar “özgür” olduklarını düşündüren ülke… Fakirliğin,hastalığın,hırsızlıkların,tecavüzlerin,savaşların,yoklukların,yolsuzlukların,sömürgenin ülkesi. Nüfusun çok, paranın yok olduğu ülke…
Yirmi birinci yüzyılda yirmi birinci yüzyılın çok gerilerinde bırakılan ülke…
Liberya.
Liberya’nın altıda üstüde bu kadar değerliyken, işsizlik hat safhada.Fildişi sahiline kıyısı bulunan, başkent Monrovia’da Cavalla nehri bulunan bir ülke… Bu nehirde ulaşımda yapılabilmekte .Ayrıca burada kurulan baraj önemli bir hidroelektrik kaynağı… Tabii ki tamir edilse. Liberya, elektriği olmayan ülke. İnsanlar jeneratörlerle sokaklarda dolaşmakta.Evlerde,işyerlerin de elektrik yok.Elektrik olmadığından Çin yapımı jeneratörler baş tacı.Elektriğin yokluğu,evlerdeki beyaz eşyanın yokluğuna sebep.Telekom denilen alt yapıyı sormayın.Oraya hiç el sürülmemiş.İletişim cep telefonlarıyla yapılmakta. Cep telefonlarını şarj eden dükkânlar mevcut. Belli bir miktar para karşılığı sizin için cep telefonunuz itinayla şarj edilir.
Liberya’da derme çatma barakalar var. Yağmur geçirmesin diyerek örtülen naylonlar ve naylonlar uçmasın diyerek üzerine konan taşlar var bu barakaların üstlerinde.
Liberya’da bebek ölümleri fazla. Doğan çocuklar yarı yarıya ölmekte… Liberya’da su olmayan yer çok,hem de suyun yanı başındayken.Bidonlara doldurulan sular,su olmayan semtlere götürülür bir arabada,arabanın tekerlekleriyse bir insanın ayakları maalesef.
Liberya,Liberya doları kullanmakta.Yüz dolarınızla bir “Money Exchange” nin elindeki tüm Liberya dolarlarını alabilirsiniz.“Money Exchange” sizin bildiğiniz o yanıp sönen şerit halinde “Money Exchange” yazıları geçen pırıltılı dükkanlara hiç benzemiyor.Küçük bir sandık üzerinde tomar halinde paket lastiğiyle paketlenmiş Liberya dolarları,size göz kırpıyor,gsm kontürleriyle birlikte.Başındaysa “Money Exchange” abi.
Liberya, iç savaşlarından sonra çok göç vermiş ve ekonomik çöküntü yaşamış.Kişi başı milli gelir yıllık 300 dolar.Fakirlikte birlikte,hırsızlık,gasp,kapkaç alışılagelmiş olaylar.Tecavüz ise Liberya’nın acı gerçeği.BM tarafından konulan “ rape is a crime” tabelaları her tarafta. Halkı bilinçlendirme çabaları tabelalarda…
Edward Zwick’in yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği başrollerinde Leonardo Dicaprio, Djimon Hounsou ve Jennifer Connelly’nin bulunduğu “Blood Diamond” ( Kanlı Elmas) filmini hatırlarsınız.Bu filmden sonra, bir çok kadının elmas istemeyeceği bile söylendi.Film,1990’larda Sierra Leone’yi kuşatan iç savaşla birlikte, siyahların nasıl sömürüldüğü,elmas için insanlara neler yapıldığını,küçük çocukların ölüm makinelerine nasıl dönüştürüldüğünü anlatıyor. Kuzeybatısında Sierra Leone’ye sınırı bulunan Liberya’nın elmasları içinse bebek katili İsrail’in gelip elmasları çıkartması isteniyor ve bu siyahlar için umut oluyor…

Liberya’ya dair söylenecek o kadar çok ve bir o kadar da az şey var.Yirmi birinci yüz yılda İnsanlığın muhtaç oldukları şeyleri görünce, birilerinin keyfine şaşmadan edemiyorsunuz.
Liberya aslında bazı şeyleri anlamada, görmede bir örnek sadece…

3 yorum:

  1. hoşgeldin diyeyim. merhaba.

    YanıtlaSil
  2. selamlar tşk ederım

    YanıtlaSil
  3. O halde güzel ülkemin şartlarını beğenmeyenleri Liberya'ya alalım. Belki nankorluklerinden vazgecerler. Ne dersin Mel? Selamlar... Sevil

    YanıtlaSil

Birşeyler söyleyesim geldi