4 Haziran 2016 Cumartesi

Hala kendini çocuk sananlar.


Yine bir "hayatımda her şey ne kadarda yolunda gitmiyor" adlı yazıma hoş geldiniz.

Sabahları namaza kalkabildiğim zamanlar güneşin doğuşunu izliyorum. Kuşların uçuşu, şehrin uyuyuşu. Geceleri uyandığımda bazen kalkıp perdeyi aralıyorum, ışıklar, lambalar, sessizlik...
Bir yerlerde güzel bir şeyler oluyormuş ve ben bunu kaçırıyormuşum hissine kapılıyorum.

Tıpkı oradayken burada olmak, buradayken orada olmayı istemek gibi bir his.

Hiç bir türlü mutlu olamayacağım sanki.

İnsanlardan bir şeyler beklemeyi bırakalı çok oldu.

Kalp kırıklıklarını takmamaya başladığınızda büyümüş oluyorsunuz ayrıca.

Bir de böyle ağlamak istediğiniz ama ağlarsanız çok saçma olacak olan ortamlar ve  konular olur, boğazınıza bir şey takılır, gökyüzüne bakarsınız, konu değişsin, alaka üzerinizden çekilsin istersiniz. Yutulan koca yumruların ne olduğunu öğrendiğiniz anlardır bunlar. Ağlamazsınız, konular değişir. Kimse sizin bağıra çağıra ağlamak istediğinizin içinizde kopan fırtınaların farkında olmaz. O akşamı da her akşam gibi bir akşam sanırlar. Hatta gülersiniz bile.

Bunları biliyorsanız siz de büyümüşsünüz. Benim gibi.

Kendimi çoğu zaman onaltımda hissederdim, kalbim o kadar acıyor ki hissedemiyorum artık. Onaltı yaşımdaki heyecanım sevincim kalmadı. Bende artık otuzuma yaklaştım zaten.

Otuz.. Hiç bana uğramayacak bir yaştı sanki. O da geliyor, Allah ömür verirse.

Bakalım daha neler görücez? Neler yaşayacağız..

Güldüğümüzden çok mu ağlayacağız? Az mı şükredeceğiz.

Hayırlısı.







2 yorum:

  1. "Ağlamazsınız, konular değişir. Kimse sizin bağıra çağıra ağlamak istediğinizin içinizde kopan fırtınaların farkında olmaz. O akşamı da her akşam gibi bir akşam sanırlar. Hatta gülersiniz bile." kendimden çok şey buldum bu yazıda, hayırlısı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayırlısı dostum, Allah büyük.

      Sil

Birşeyler söyleyesim geldi