9 Ocak 2017 Pazartesi

Hasan Ali Toptaş / Kuşlar Yasına Gider







İkibinonyedi'nin ilk yazısı, bir kitap yazısı olsun istedim. Zira niyetim bu yıl geçen sene yaptığım tembelliği yapmamak. Ve fakat insanım da. Sağım solum belli olmaz :)

İkibinonaltı'nın son kitabı, kendisi gibi hüzünlü bir kitap oldu.

Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş'ın son, benimse onunla tanıştığım ilk kitabı.

Kitap, köyümüze gittiğimiz uzun kış akşamlarında, bizim gelişimizle anneannemlere doluşan, teyzelerim, dayılarım, yengelerim ve kuzenlerimle geçirdiğim çocukluk anılarımdan kopup gelmiş gibiydi.
Zannediyorum ki okuyan herkesin bir anısına, bir yarasına dokunuyor.
Sıradan diyebileceğim bir konuyu, basit bir dille anlatıyor yazar. Burada insanı hayrete düşüren şey, o basit dilin böylesine ustalıkla kullanılması. Böyle insanı savunmasız bırakması.

O kadar ağladım ki.
Soba başında kestane yediğim, babanemin yardımıyla kümesten yumurta topladığım, annemlerin ötekarşılardan ekin biçmekten dönmesini beklediğim, lastik pabuç giydiğim, şalvarlara özendiğim, dedemin helvası için iki saat tepine tepine ağladığım o köy günlerinden bir kitaptı bu.

Naifti. Hüzünlüydü. Özlem doluydu. Güzel kurgulanmıştı.

Okunsundu.


2 yorum:

  1. Bu sene farklı bir gündemim ve okuma planım var ama güzel anlatmışsın, özendim. Belki alırım araya. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. al kesinlikle sevecegını dusunuyorum :)

      Sil

Birşeyler söyleyesim geldi